
Zor zamanları, uzun cümleleri biriktirdiğimiz günler olmuştur. Herkes için bazı zamanlar kısıtlanamayacak kadar gerçeklik kazanmıştır. Herkesin yaşaması şart bir sürü anı vardır. İşte o günlerden birini yaşıyoruz, birkaçımız başka yerlerde.
Geçen hafta babam ameliyat oldu. Tam bir science-fiction operasyon. Önce adamcağız kesiliyor, kalçasından bir parça kemik alınıyor, o parça başka bir hastaneye gidiyor, (babam ameliyat masasında bu arada) o kemik parçasından kök hücre çoğaltılıyor, özel bir poşetle bana veriliyor, ben o doku pıhtılaşmasın diye sallaya sallaya hatta tıngır mıngır babamın ameliyatına getiriyorum, doku nakil ediliyor, içine birkaç kemik parçası atılarak yara kapatılıyor ve tıbbın son öğesi dua devreye giriyor, başlıyoruz cümleten dua etmeye…
Babamın dramatik ama yaşaması gereken zor anı, o anı yaşarken ki uykusu, uykusunda gördüğü düşler…
Ben babamın başında bekleyen iyi niyetli oğlunu oynuyorum. Endişe katsayım yüksek, narkozun etkisinde olmadığım ve rüyalar görmediğim için babamdan çok daha “zor” dakikalar geçiriyorum sanki.
Derken bir vicdan muhasebesi başlıyor içimde, beynimde, ruhumda… Babamı mı daha çok düşünüyorum o an ya da bir erkeğin her zaman taşıdığı günahları ve zehirlerimi düşünüyorum, bilemiyorum. Aklıma devrik cümleler geliyor:
Kaldığı handan çıktı bir genç keşiş,
Temizlediği ruhu yeniden kirlenmeye hazırdı tüm yalınlığıyla.
Şehre geldiğinde ayakkabısındaki toz dışında, kirli bir yanı yoktu sanki.
Zamana yeniden alıştı, koca şehre uyum sağladı ve
Tekrar birkaç günahla tanıştı.
Aşk veya sevgi veya umursama zehri tüm bedenini sarmıştı yeniden, ta derinden…
Kirleniyordu her gün derisinin her bir pigmenti ve içindeki savaş başlamıştı.
Sil baştan gitmek istedi eskisi gibi uzaklara, onların olmadığı diyarlara.
Ama onu durdurdu günahları, ona günahkar olmayı çok özletmişti bir kere hayat.
Şimdi zaman zehirleri mis gibi içine çekme vaktiydi.
Onların koynuna girmek, vücutlarına dokunmak anıydı.
Kokladı ve kapıldı genç keşiş; şuan duramazdı, durmadı.
Nede olsa arınma yolunu keşfetmişler vardı ve ona anlatmışlardı.
Acelemiz ilk defa hiç yoktu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder