22 Temmuz 2008 Salı

Oltacı...(gece bitmiyor...)


Sonunda hüzün ile acının farkını anlamıştı Cevat 4.

İsteklerini, arzularını,

Hayallerle hedeflerini ve

En önemlisi başarı ve başarısızlıklarını…

“Yok” olmak istemiyordu en iyi çözüm gibi gözüksede.

Hikayelerini dostlarıyla paylaşmak da istemiyordu.

Ve düşündükçe “hiç” bir şey istemediğine karar verdi.

“Hiç” ve “yok” arasındaki fark bulunmuştu sonunda.

“Hayır” denince bu “evettir” de demedi bu sefer.

Durdu en nihayetinde, kalp atışlarının hızının tersine, sadece durdu ve öyle kalmak istedi.

Bulutlar hızla hareket ediyor, rüzgar yağmurun geleceğini kulağına fısıldıyor, bu yağmurun bir sürü fırtına getireceğini hayal ediyordu Cevat 4.

Bir sürü fırtına.

Herşeye rağmen bulutları serbest bıraktı Cevat, bir “şamanın” dilinden, bir “bektaşinin” hikayesinden, bir “aşığın” gözünden ve bir “güzelin” arkasından…

Bir balığın üzerine dileğni yazıp suya bıraktı,

Oltacı yakalasın diye…

“Belki bir gün aynı yemle hayatı yine yakalarım!”


Hiç yorum yok: