Hayat ne gariptir ki, ne zaman nefes almak dışında bir şeyler yapsam,
Yani duygu gelgitlerimin bol olduğu, düşüncelere sık sık daldığım,
Mutluluk ve hüzün gibi kelimeleri kendime yakıştırdığım dönemlerde,
Karşıma hep bir şarkı çıkmıştır.
Yalnızlığımı paylaşacak yalnız birini ararken de,
Yine karşıma mutlaka ve mutlaka bir şarkı çıkmıştır.
Bir kadını beklerken Audioslave’den “Like a Stone” diye bir şarkıyı dinlerdim.
Kaya gibi beklemem gerektiğini düşünür, dimdik ayakta durmaya çalışırken bağıra bağıra söylerdim.
Thindersitcks’in “Another night in” şarkısı ise kişisel yalnızlığımı keşfettiğimde ortaya çıktı.
Ne çok dinledim bilemezsiniz yorganı kafama çekip, göz yaşlarımı yastıkla paylaşırken.
Daha sonra Damien Rice’ın “Can’t take my eyes of you” şarkısı yerini aldı. En çok canımın acıdığı dönemde. Gözyaşlarımı hiç durduramadığım, günlerin bitmesi için her gün dua ettiğim, aslında kaybettiğim anlar için…
Derken yeni olaylar ve kahırlar sinsilesinde,
Athena’dan “Yalan’ı” dinledim defalarca. Herkes yalan söylüyordu birbirine.
Emre Aydın’ın albümüne koymadığı “sen anlarsın” da çok özel bir şarkıydı.
Duman’dan “aman aman” ise beni yaşama döndürürdü.
Aslında bilmediğim bir bağ kurdum nice güzel şarkılarla.
Şimdi de ne yaşıyorum bilmiyorum ama, bugünlerimle ilgili şarkıda “dan” diye hatta “hey artık benim sıram” dercesine karşıma çıktı.
Sanki kardeşimle her şeyi konuşmaya gerek duymadan paylaşır gibi, arada bir telepatik güç varmışcasına eşek sıpası bana yeni şarkımı yolladı. Teşekkür ederim!
84’ün “rol yapma” şarkısını dinliyorum arka arkaya, bugünlerde.
Aynı kendimi , bazılarını,
Herkesi dinlediğim gibi…
Yani duygu gelgitlerimin bol olduğu, düşüncelere sık sık daldığım,
Mutluluk ve hüzün gibi kelimeleri kendime yakıştırdığım dönemlerde,
Karşıma hep bir şarkı çıkmıştır.
Yalnızlığımı paylaşacak yalnız birini ararken de,
Yine karşıma mutlaka ve mutlaka bir şarkı çıkmıştır.
Bir kadını beklerken Audioslave’den “Like a Stone” diye bir şarkıyı dinlerdim.
Kaya gibi beklemem gerektiğini düşünür, dimdik ayakta durmaya çalışırken bağıra bağıra söylerdim.
Thindersitcks’in “Another night in” şarkısı ise kişisel yalnızlığımı keşfettiğimde ortaya çıktı.
Ne çok dinledim bilemezsiniz yorganı kafama çekip, göz yaşlarımı yastıkla paylaşırken.
Daha sonra Damien Rice’ın “Can’t take my eyes of you” şarkısı yerini aldı. En çok canımın acıdığı dönemde. Gözyaşlarımı hiç durduramadığım, günlerin bitmesi için her gün dua ettiğim, aslında kaybettiğim anlar için…
Derken yeni olaylar ve kahırlar sinsilesinde,
Athena’dan “Yalan’ı” dinledim defalarca. Herkes yalan söylüyordu birbirine.
Emre Aydın’ın albümüne koymadığı “sen anlarsın” da çok özel bir şarkıydı.
Duman’dan “aman aman” ise beni yaşama döndürürdü.
Aslında bilmediğim bir bağ kurdum nice güzel şarkılarla.
Şimdi de ne yaşıyorum bilmiyorum ama, bugünlerimle ilgili şarkıda “dan” diye hatta “hey artık benim sıram” dercesine karşıma çıktı.
Sanki kardeşimle her şeyi konuşmaya gerek duymadan paylaşır gibi, arada bir telepatik güç varmışcasına eşek sıpası bana yeni şarkımı yolladı. Teşekkür ederim!
84’ün “rol yapma” şarkısını dinliyorum arka arkaya, bugünlerde.
Aynı kendimi , bazılarını,
Herkesi dinlediğim gibi…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder