22 Temmuz 2008 Salı

Onlar gibi 2...(denemeye devam...)


Sakince uzaklara dalmıştı Sebastian, gölün kenarındaki büyük kayanın üzerinde otururken.
Yüreğinin gitmek istediği bütün yerleri düşünür, düşlerken…
Yalnızdı olabildiğince.
Tek lakabı Sebastian değildi tabi, Cevat 4’dü, Kişisel İsa’ydı, bazen de Cep Herkülü…
Rol yapmadan en kalabalık şehre daldı Cevat 4, üstünü kirletip, ruhunu zehirlemek için.
Kurtarmaya çalıştığı “onlar” gibi, kendini kurtaracak “onu” bulmaya.
Zamanın hız ve hırsla tükettiği bedeninin, “onun” güzelliğine ihtiyacı vardı sadece.
Zorla yüzleşmek, taşın altına elini koymak, tutkuyla puro içmek, üşendirse de kendi “tümünü”;
“Yarım” kalmışlığını tamamlaması gerekiyordu rüzgar saçlarını tararken.
“Benim tümüm, benim yarımım sadece sen varken tamamım” demek istiyordu “bir”ine!
Derken her zaman ki gibi açık hava çarptı genç Sebastian’ı .
Bir köşede kıvrılıp, yavaşça çimlere uzandı,
Sadece rüyalarında yaşayabileceği bu hayatı görmek için, uykuya daldı…

Düşlediğimi düşlüyorum…
Seni böyle daha kolay görüyorum!
Şeytan bunun neresinde!

Zzzzzz……..

Hiç yorum yok: