
Nedir beni senden vazgeçirmeyen söyle bakalım
Küçük kadın.
Nedir bir türlü arkamı dönüp gidemeyişimin sebebi?
Acaba sadece sen misin?
Doğrusu “keşke” ile başlamak mıdır cümlelere,
Yoksa her cümle “ah”lamı bitmelidir bu şartlarda,
Bilemiyorum. Günü yaşıyorum.
Gerçekten istiyor muyum seni, sana söylediğim gibi
Senin beni istemediğin kadar, onu da bilemiyorum.
Seni hiç aldatmadım, çok az ağlattım, elimden geleni de yaptım derken
Çok mu mutluydum gerçekten, şimdi de çok mu mutsuzum,
Bilmeden eriyorum.
Ruhlarımızdaki gelgitler yansıdı;
Denizden, gökyüzünden, buluttan, selden, senden, benden, herkesten,
Dışarıya.
Birimiz kaçtı, diğerimiz bekledi.
Tanrının tuzağına düştük akıllı bıdık.
Oyuna geldik, kaybettik.
Ve keşkeli başlayan cümleler,
Ahlarla biten hıçkırıklar kaldı geriye,
Bir sürü yalan ve gözyaşıyla birlikte.
Ölene kadar sevmeye hazırdık, erdemli konuşmalarımız vardı aramızda.
Yaşlanmaktan keyif alacak kadar emindik, portakalları dilimlerken.
Sözlerimizi tutacak kadar dürüsttük,
Mutlu edecek kadar da çalışkan!
Yazık!
Çünkü elimizden bir şey gelemez artık!
Cennetimi yıkan cehennemin bu şeytanlığından vazgeçmesini bekliyorum.
Küllerimden yeniden doğmak için.
Ne diyim?
Bari “beni” bırak da gideyim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder