22 Temmuz 2008 Salı

Kaptanın Seyir Defteri 2 (ben bittim sıra sende...)


4. Gün (hala Salı)

Yanlış birşeyler var gemide, biliyorum. Küçükken “sonun başlangıçı kazım” diye bir şiir yazmıştım. Bitiyordu herşey, hep bir sonu anlatıyordu daha başlagıçta. Şimdi okusam gülerim galiba.

Evet düşünce balonlarım tutmuş, Narnia Günlüğündeki gibi bir üçleme ceryan etmişti hayatımda. Kitap, terapist ve kadın bir de dolap. İkna olmadan bir gece daha yaşadım. Babam dışında bir tek kişi daha yok mu beni cümleleriyle ikna edecek kadar akıllı. Tanrım lütfen bana yardım et. Bu koca denizde sürüklenişimizin dördüncü günü ve açlıktan gerçekten ölmek üzereyiz. Dalgalar geminin boyunu aşıyor. Tutkularımızı, ruhlarımızla beraber geride bıraktık büyük cümleler kurarak ve ben geminin kaptanı, mürettabatımdan özür diliyorum, çünkü yine sarhoşum…

Umutların tükendiği bir andayız, ulaşmak istediğimiz hedefler birkaç saçma cümleyle bizlerden uzaklaşmış, yerini belirsizlik ve korku kaplamıştı. Tam o anda gemi iyice sola yattı.

Gerçekten çok korktum. Bu noktada iyi bir kaptan olmanında faydası yoktu. Rüzgar benden o kadar güçlüydiki, anlatamam.

Umarım yolun sonunu görebiliriz, hepimiz sevdiğimize dönebilriz, bebeklerimizi öpebiliriz…

Şimdi saat 22:20 ve fırtına etkisini azalttı. Benimse sarhoşluğum ve duyduğum bütün hüzünler devam ediyor. Tanrım ağlamama yardım et! Kaptanında rahatlamazı lazım değil mi?

Vasiyetimi yazdım bu gece. Dönebilir miyim geriye bilmiyorum. Aşkıma bıraktım herşeyi, bütün kararları, büyük aşkıma. Umarım bir gün onu ne kadar sevdiğimi, onu ne kadar mutlu etmek istediğimi, ve onu tüm kötülüklerden ne kadar korumak istediğimi anlar!

Tekrar güverteye dönüyorum, bacaklarım titriyor, mürettebatımın bana ihtiyacı var. Elimizden geleni yapmak zorundayız, bir boka yaramayacak olsa bile…

Şimdilik elveda, şimdilik…

“Seni tüm kalbimle seviyorum ve bekleyeceğim..."


Artık gece kamarama çekilip ağlayabilirim. Sevgiler, saygılar. bol bol tatlı rüyalar...

=)

Hiç yorum yok: