
Jesus dolaptaki çürümeye yüz tutmuş muzunu yemeye karar verdi, düşünürken.
Güzel bir bedende tutsak olmak istiyordu, kendini tamamen adamak.
Ama her ne hikmetse, tutsak olmaya çalıştığı her bir beden de, kendi bedeninden çıkmaya çalışan
Özgürlüğü kedi gibi arayan bir kadın vardı.
Alternatiflere aç, kanının son damlasına kadar cinselliğini keşfetmeye çalışan, orospuluklarını bir erdemmiş gibi sunmayı samimiyetle başaran az sayıdaki bunca kadından,
Bir çoğuna defalarca kez aşık olmuştu, bazıları ile sadece yatmıştı.
Aslında bir erkek olarak kendisinin de pek bir farkı yoktu onlardan.
Aynı açlık, aynı yalanlar, aynı oyunlar ve orospuluklar…
Her gün kırılmaya açık kocaman bir yürek vardı içinde, ya da böyle yaşayarak kırmak istediği, kocaman boş bir yürek.
Ve bağlı kaldığı tek bir cümle, bir yemin gibi…
“Yanlış hayat, doğru yaşanmaz!” (T. ADORNO)
Sanki hepimiz meleğiz de!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder