22 Temmuz 2008 Salı

Yolun hikayesi...(yolun yol değil...)


Düşünceli ve hüzünlü bir yol, o yolun kaotik hikayesi.

Üzerinden zaman geçmesi gereken bir sürü hatıralar ve hikayeler.

Sen, ben, gençliğimiz, geçmişimiz, güzelliğimiz…

İnsanların üşenmeden birbilerine kattığı sevgiler, düşler ve düşünceler,

Tabiki haklı haksız bir sürü bedeller arttıkça artıyor, akdıkça akıyor.

Güzel yüzün, saçın, kokun, dudağın…

Sen mis gibisin!

Yorgun ruhlar, dar bir ahşap köprüyü geçiyor sanki.

Alışmaya korkan kalpler, uyum göstermek için anlaşmaya varmış sonunda.

Kibarlıklar, ilgiler, ilişkiler, sonsuz çabalar, iyi niyetler, iyi dilekler

Ve bol bol teşekkürler.

Lütfen hep devam etsin!

Güzel gönlün görürken herşeyi, sen neden bu kadar hüzünlüsün ki?

Sorma serseri sorma, dokunma, duyma, koklama,

Ama bil, bilki,

Beraber gördüğümüz tüm sular akacak,

Ve sonunda sizin istediğiniz tüm güzel yolları bulacak,

İşte o zaman yüzdeki çizgiler daha bir anlamlı olacak genç adam.

Senin için, onun için, herkes için…

Hayat bizileri korusun….

Hiç yorum yok: