22 Ağustos 2008 Cuma

Dudak şiiri... ( yapışıyoruz...)


İçimizden hiç kimse, daha fazlasını istememişti hayattan.
Aramızdaki gizli bir anlaşmaydı sanki, daha akıllısını ve daha güzelini istememek.
Dizginlerimizi hep kontrol altında tutmak istiyor, birbirimize cesaret veriyorduk;

inandığımız doğruları haykırmak için.

Durmak, uzaktan bakmak, uzaktan sevmek ve hissettirmeden dokunmak.

Uzlaşamamak, anlatamamak.

Ama sürekli açıklamak.

Rüzgardan cümleler birbirine karışsa da, dalgalanmak hoşumuza gidiyordu.

Bu bağlılık bizi yalnız kılsa da toplumda, yürüyüşümüze aşık olmaktan kendimizi alamıyorduk.
En yalnız halimizde özgür ve bir o kadar çaresiz ve eşsizdik.
Derken “O” geldi.
Beni seçti.

Aldı, götürdü
(satamadan getirdi).
Nedense ilk defa durdurmadım, durduramadım; kaptırdım, kandıramadım.

Her gece sağlığına dua ettim.
Anlatamadım.

Ve demin gitti.
Kumsalda ayak izlerini bıraktı; herhangi bir gelgitte yok olana dek.
Kalbimde iz bıraktı; y
eni biri girene dek.
Ve ben şimdi çocukların yanındayım.

“Hadi len toplanın gidiyoruz, her dudağa yapışıyoruz...”

1 yorum:

harariye dedi ki...

kaç dudağa yapışırsanız yapışın hiç biri o gibi olmayacak ki...