Kalbimin kırık dökük parçalarını yerden toplarken,
Duygularımı kaybettiğimi fark ettim.
Bedenlerine ruhlarına taptığım kadınları sevemez,
Geceleri uyuyamaz oldum.
Annemle vakit geçiremez, yatak döşek yatan anneannemin elini tutamaz,
Babamı arayamaz, kardeşimi öpemez oldum.
Uzun zamandır ağlamadığımı da fark ettim dün gece.
Bozuk paralarımı saçar gibi saçtığım sevgimin tükendiğini gördüm.
Genlerimin sonunda gerçekten doğru çalıştığı anın gizemine duyduğum büyük aşkı fark ettim.
Hoşuma gitti.
Artık” bencildim”.
Kendi ruhunun zevklerine tapan, başkalarının kendinden sonra geldiğini keşfetmiş,
İçindeki trafiğin karışıklığına aldırmadan,
“Ben mutlu muyum yoksa değil miyim?” sorusunu kendisine bir kere bile sormadan,
Azıcık planı, azıcık hayali, azıcık arkadaşı olan bir adam olup çıktım bu değişimin sonunda.
Gecelerce beraber olduğum kadınlar, aynı mekanlarda tanıştığım yeni insanlar, sıcak sohbetler,
Herkesin içerek, çekerek uçuşa geçtiği, birbirlerini öpmeye başladığı partiler, ahlaksızlıklar,
Bir erkek tarafından ısırılana kadar topluca girdiğim yataklar derken,
“ifrat” kelimesinin anlamını da öğrenmenin haklı mutluluğunu yaşıyorum.
Deneye deneye kendimi tanımaya çalışıyor, bu tanışmadan sonra gelişeceğime inanıyorum.
Yorgun bedenimin bu yorgunluğunu bir rica üzerine başlattığım “keşiş” hayatının bir parçası olduğunu düşünüyorum.
Hızla nefes alırken çıkardığım su buharının kendi ördüğüm duvarlarda bıraktığı izi görünce şaşırıyorum.
Sular akmış, rüzgarlar esmiş, zaman geçmiş ve ben ne çok değişmişim.
Hayret!
Ve daha ne kadar çok değişeceğim.
Hassiktir!!!...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder