22 Aralık 2008 Pazartesi

Canavar avı...(oda masalları...)

Annemin masallarında hiç canavar yoktu ve maalesef ben çok sıkılırdım.

Babam ise çok nadir masal anlatırdı ve masallarında hep korkunç canavarlar olurdu. Korkardım ama o heyecanı uyumadan önce yaşamak çok hoşuma giderdi.

Dün gece de çocukken babamın masallarda anlattığı canavarlardan en korkuncu gerçekten evime geldi. Deli değilim ben. Size gerçekten evime geldi diyorum. Lütfen bana inanın.

Sarı uzun kıvırcık tüyleri, kocaman çıkık gözleri, küçük sipsivri dişleri, birbirinden farklı uzunlukta bacakları ve gösterişli yapısıyla, bir anda odama yerleşti.

Çok korktum ve hemen yatağa girip yorganı kafama kadar çektim.

Odam çok karanlıktı. Yaptığı hareketleri zor da olsa takip etmeye çalışıyordum.

Yatağa yaklaştı ve yorganı açıp yanıma girdi.

Hiç hareket edemedim, kaçamadım. Hiç konuşmadım ve hiç ağlamadım.

Sadece durdum. Büyük bir korku ve saygıyla öylece durdum.

Allahtan O da beni yemedi.

Sabah da çekip gitti.

İsteyip de söyleyememek, istenilirken kendini iyi bir şekilde sunamamak, yanında yatarken sırf doğrular için dokunamamak çok zor!

Bu arada baba anlattığın o canavarın adı neydi?

Ben unuttum da.


Hiç yorum yok: